Kazakistan’da doğurganlık çağındaki nüfusun %16-17’sinde kısırlık oranı sabit kalmaya devam ediyor. Kazakistan Üreme Tıbbı Derneği’nin XVI. Uluslararası Kongresi’nde konuşan tanınmış üreme uzmanı ve bilim insanı Vyaçeslav Lokşin, bu sorunun hem erkekleri hem de kadınları etkilediğini vurguladı. Lokşin, kısırlığın başlıca sebepleri olarak cinsel yolla bulaşan enfeksiyonları ve kürtajları gösterdi.

Özellikle kadınların çocuk sahibi olma konusunda daha geç karar almalarının hormon bağımlı hastalıkların artmasına yol açtığını belirten Lokşin, üreme sağlığını korumanın önemine dikkat çekti. Aile planlamasının doğru yapılması ve cinsel sağlık önlemlerinin alınması gerektiğini belirten Lokşin, erken tanının tedavi sürecini etkili kıldığını ifade etti. Kadınların 25 yaşında üreme rezervlerini kontrol ettirmelerinin, gelecekte çocuk sahibi olma şanslarını artırabileceğini söyledi.

Kazakistan’da ortalama ilk doğum yaşı 29, ikinci çocuk ise genellikle 35 yaş sonrasında düşünülüyor, bu da doğal üreme potansiyelini etkiliyor. Erkeklerde de kısırlık önemli bir sorun; yaklaşık %30’unda sperm sayısı ve kalitesi düşüklüğü görülüyor. Üreme hücrelerinin dondurulması konusuna da değinen Lokşin, kadınların bu işlemi 35 yaş öncesinde düşünmeleri gerektiğini önerdi.

Ek olarak, tüp bebek tedavisinin sadece kısırlık için değil, kanser tedavisi görecek hastaların üreme kapasitelerini korumak için de önemli bir araç olduğunu belirtti. Kanser tedavisi öncesinde üreme hücrelerinin dondurulmasının ileride çocuk sahibi olma şansını artırabileceğini ifade etti.

Kazakistan’da 31 tüp bebek merkezi bulunuyor, bunlardan 28’i özel merkezler. Kazakistan’da tüp bebek teknolojisinin uygulanmasıyla bugüne dek yaklaşık 39.000 bebek dünyaya geldi.


Bir Cevap Yazın

turkicnews sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin